Tutanak altına alınan ve yüklenici hakkında uygulanacak ceza yönünden idareyi bağlayıcı kabul edilmişse de, bu tutanakta imzası bulunan İmar ve Şehircilik Müdürü Vekilinin imzası belediyeyi bağlamayacağından dolayı, belediye cezayı değiştirebilir.
Ayıpların dış etkenlerle meydana gelme ihtimali olması ve açık ayıp niteliğinde bulunması halinde süresinde ayıp ihbarında bulunulmaz ise taraf hakkını kaybeder.
Gecikilen her gün için gecikme cezası ödeneceğine dair düzenleme uyarınca öngörülen gecikme tazminatı ifaya ekli olup müspet zarar kapsamında olduğundan, sözleşmede de aksine düzenleme olmadığından, feshedilen sözleşmelerde talep edilemez.
Yapım işlerinde inşaatın yapımı aşamasında kullanılan elektrik ve su bedelleri yüklenicinin sorumluluğunda olup, bu bedellerin idarelerce ödenmesi mümkün değildir.
Sözleşme dışı iş bedelleri, iş artışını aşan iş bedelleri yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçleriyle hesaplanır, serbest piyasa rayiçlerinin içinde KDV yer aldığından mükerrerliğe sebebiyet verecek şekilde ayrıca KDV eklenmemelidir.
İnşaat işlerinde işçilerin başvuruda bulunmamış olmaları, kamu kurumunun işçi alacaklarından kaynaklı sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. İdareler üç aylık temel ücretten sorumludur ve bu sorumluluk içerisinde ihbar ve kıdem tazminatı ile kullandırılmayan izinler bulunmamaktadır.
Yüklenici, iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imâlini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; açık ayıplarda Borçlar Kanunu'nun 359., gizli ayıplarda ise 362. maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, aynı Kanun'un 360. maddesinde tanınan haklardan yararlanabilir.
Davacı şirket tarafından imara ve projesine aykırı olarak yapılan imalat ile bu nitelikteki imalatın yıkılması sebebiyle yapılan giderlerden iş sahibinin sorumlu tutulması mümkün değildir.
Ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla hukuk hakimi bağlı olacağından ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile ve davalı genel müdürün idarenin zararına yol açtığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Tutanak altına alınan ve yüklenici hakkında uygulanacak ceza yönünden idareyi bağlayıcı kabul edilmişse de, bu tutanakta imzası bulunan İmar ve Şehircilik Müdürü Vekilinin imzası belediyeyi bağlamayacağından dolayı, belediye cezayı değiştirebilir.
Ayıpların dış etkenlerle meydana gelme ihtimali olması ve açık ayıp niteliğinde bulunması halinde süresinde ayıp ihbarında bulunulmaz ise taraf hakkını kaybeder.
Gecikilen her gün için gecikme cezası ödeneceğine dair düzenleme uyarınca öngörülen gecikme tazminatı ifaya ekli olup müspet zarar kapsamında olduğundan, sözleşmede de aksine düzenleme olmadığından, feshedilen sözleşmelerde talep edilemez.
Hakedişten yapılan gecikme cezaları kesintilerine yüklenici tarafından usulüne uygun itiraz edilmemişse hakkını kaybeder.
Yapım işlerinde inşaatın yapımı aşamasında kullanılan elektrik ve su bedelleri yüklenicinin sorumluluğunda olup, bu bedellerin idarelerce ödenmesi mümkün değildir.
Sözleşmenin 10 günlük feshedilemeyen süre kapsamında gecikme cezasının uygulanması gerektiği ancak 273 gün ceza uygulanmasının mümkün olamayacağı hk.
Eksik ve kusurlu işlerin giderim bedeli müspet zarar kapsamında olduğundan sözleşmenin feshi halinde talep edilemez.
Sözleşme dışı iş bedelleri, iş artışını aşan iş bedelleri yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçleriyle hesaplanır, serbest piyasa rayiçlerinin içinde KDV yer aldığından mükerrerliğe sebebiyet verecek şekilde ayrıca KDV eklenmemelidir.
İnşaat işlerinde işçilerin başvuruda bulunmamış olmaları, kamu kurumunun işçi alacaklarından kaynaklı sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. İdareler üç aylık temel ücretten sorumludur ve bu sorumluluk içerisinde ihbar ve kıdem tazminatı ile kullandırılmayan izinler bulunmamaktadır.
Yüklenici, iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imâlini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; açık ayıplarda Borçlar Kanunu'nun 359., gizli ayıplarda ise 362. maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, aynı Kanun'un 360. maddesinde tanınan haklardan yararlanabilir.
Davacı şirket tarafından imara ve projesine aykırı olarak yapılan imalat ile bu nitelikteki imalatın yıkılması sebebiyle yapılan giderlerden iş sahibinin sorumlu tutulması mümkün değildir.
Ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla hukuk hakimi bağlı olacağından ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile ve davalı genel müdürün idarenin zararına yol açtığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.