Yapım İşleri Aşırı Düşük Teklif Sorgulamalarında Saatlik Ücret Hesabı İşçilik Maliyetlerini Doğru Yansıtmamaktadır

Yapım İşleri Tekliflerin Değerlendirilmesi
YAPIM İŞLERİ AŞIRI DÜŞÜK TEKLİF SORGULAMALARINDA SAATLİK ÜCRET HESABI İŞÇİLİK MALİYETLERİNİ DOĞRU YANSITMAMAKTADIR
Özeti :

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı rayiçlerindeki işçilik ücretleri ile Kamu İhale Genel Tebliği ve KİK kararlarında yapım aşırı düşük teklif sorgulamalarında dikkate alınan işçilik ücretleri, işçilerin izin haklarını ve işveren maliyetlerini karşılamamaktadır.

  İhale ve mali konularda DANIŞMANLIK ve EĞİTİM talepleriniz için iletişime geçmek üzere lütfen TIKLAYINIZ

YAPIM İŞLERİ AŞIRI DÜŞÜK TEKLİF SORGULAMALARINDA SAATLİK ÜCRET HESABI İŞÇİLİK MALİYETLERİNİ DOĞRU YANSITMAMAKTADIR

1. GİRİŞ

Yapım işleri aşırı düşük teklif sorgulamaları kapsamında açıklanması istenilen girdi unsurlarından bir tanesi de işçilik maliyetleridir. Söz konusu işçilik maliyetlerinin ihalelere katılan istekliler tarafından açıklanması gerekmektedir. Çalıştırılan kişilere asgari ücretin altında ücret ödenemez. Bu durum Kamu İhale Genel Tebliğinde şu şekilde ele alınır:

“45.1.9. İş kalemleri/gruplarına ait analizler ile yardımcı ve/veya alt analizlerde yer alan işçilik fiyatları ihale tarihinde yürürlükte olan saatlik asgari ücretin altında olamaz.”

Tebliğe göre, işçilik girdilerinin aşırı düşük teklif sorgulaması kapsamında açıklanması halinde ihale tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan saatlik asgari ücretin esas alınması gerekir.

Ancak, hem Çevre ve Şehircilik Bakanlığı rayiçlerinde yer alan saatlik ücretlerin hem de KİK kararlarında kabul edilen saatlik ücretlerin 4857 sayılı İş Kanunu hükümleriyle uyumlu olmadığı değerlendirilmektedir.

2. BAKANLIK RAYİÇLERİNDE İŞÇİLİK ÜCRETLERİNE YAKLAŞIM

Bakanlık rayiçlerine bakıldığı zaman şu iki kabulle hareket edildiği görülmektedir: 1. İşçilik girdileri her bir m2 veya m3 vb. imalat için dikkate alınmaktadır. 2. İşveren maliyetleri genel giderler içerisindedir.

Her iki kabule de baktığımız zaman, işçilik girdilerine yaklaşımın 4857 sayılı Kanun düzenlemelerinden ve gerçek uygulamalardan çok uzak olduğu görülecektir. Öncelikle, işveren maliyetlerinin % 25 içerisinde yer alan genel giderler içerisinde mütalaa edileceğine yönelik olarak bir mevzuat düzenlemesi bulunmamaktadır. Kaldı ki, işveren maliyetleri net olarak hesaplanabilir ve işçi girdileri üzerine eklenebilir. İkinci olarak, sözleşme ve genel giderler yüklenicilerin vazgeçebilecekleri, yani feragat edebilecekleri alana işaret etmekte olup, işveren maliyetlerinin feragat edilemeyecek bir maliyet olduğu unutulmaktadır. Üçüncü olarak, işçiler bir m2 veya m3 lük imalatı yapıp işi bırakmamaktadır. İşçiler ihale konusu yapım işi bitine kadar yüklenici bünyesinde çalışmaktadır ve bu süre bazı hallerde yılları bulabilmektedir. Yani, analizin yapısını oluşturan birim imalat yapıldıktan sonra işçiler işten ayrılmamaktadır.

Bakanlık rayiçleri işçilik ücretleri açısından, aşağıda detayı ile açıklanacağı üzere işçilerin izin haklarını dikkate almamakta, işveren maliyetlerini görmemekte ve işçilerin çalışma sürelerinden bağımsız hazırlanmaktadır.

3. KAMU İHALE KURULU KARARLARINDA ve AŞIRI DÜŞÜK TEKLİF SORGULAMALARINDA İŞÇİLİK ÜCRETLERİNE BAKIŞ

Bakanlık rayiçlerinde işçilik ücretlerine yaklaşım bu şekildeyken, yapım işleri aşırı düşük teklif sorgulamalarında işçilik ücretlerine yaklaşım da bundan pek farklı değildir.

Kamu İhale Kurulunun 2010/UY.II-2203 nolu kararında ihale tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan brüt asgari ücretin 225’te birinin saatlik ücret hesabında dikkate alınacağı ifade edilmektedir. Kurulun bu yönde verilmiş kararları hayli fazladır.

Aylık ücretin 225’te birinin alınmasının mantığı şudur: 4857 sayılı Kanunun 63 üncü maddesine göre, haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünmek suretiyle belirlenen çalışma süresi genel bakımdan haftada en çok kırkbeş saatir. Aynı Kanunun 46 ncı maddesine göre 63 üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışanlara, yedi günlük bir zaman dilimi içerisinde en az yirmidört saat dinlenme verilir ve dinlenme döneminin (hafta tatilinin) ücreti bir iş karşılığı olmaksızın tam olarak ödenir. Şimdi buna göre, haftada bir gün tatil yapan ve haftalık 45 saat çalışması olan bir kişinin günlük çalışma saati, 45/6 = 7,5 saattir. Bu günlük çalışma saatidir. Hafta tatili çalışmadan ücreti alındığından dolayı, hafta tatili için de işçilere 7,5 saat daha ödeme yapılır. Yani, aylık çalışma saati bulunurken ya da, saatlik ücret hesap edilirken, işçilerin çalışmadıkları hafta tatili de dikkate alınarak bir hesaplama yapılır ve aylık çalışma 225 saat olarak ele alınır.

Aylık ücretin 225’te birinin alınması halinde, saatlik ücret bulunduğu zaman, bu saatlik ücret aynı zamanda hafta tatillerinde çalışma yapmadığı halde alınan ücretlere de işaret eder. Bir ayda 4 gün hafta tatili olduğu kabul edilirse, kişi fiili olarak 195 saat çalışma – her Pazar günü tatil olarak kabul edilmiş ve bir ayda 4 Pazar gününden 30 saat indirilmiştir. – yapmasına karşın 225 saatlik ücret alır.

Aylık brüt asgari ücretin 225’te birinin alınması halinde, bunun içerisinde hafta tatilleri de olduğundan dolayı, bu tutarın yapım aşırı düşük teklif sorgulamalarında kullanılma imkanı kanaatimizce bulunmamaktadır.

İlave olarak, uygulamada, aşırı düşük teklif sorgulamalarında brüt asgari ücret tutarı dikkate alınmakta, işveren maliyetleri dikkate alınmamaktadır. KİK işveren maliyetlerini dikkate almadan kararlar vermektedir. Oysa işveren maliyetinin de bir maliyet unsuru olduğu ve işçilerin çalıştırılması halinde, kaç saat olduğu önemli olmadan, işveren maliyetlerinin de ödenmesinin zorunlu olduğu gerçeği karşısında, işveren maliyeti dikkate alınmadan yapılan sorgulamaların ve bu yönde ortaya konulan kararların da hukuki dayanağının olmadığı değerlendirilmektedir.

Kamu İhale Kurulu kararlarında, saatlik ücreti aşırı düşük teklif sorgulamalarında dikkate alırken, işçilerin hafta tatili yapmayacağı ve işveren maliyetinin bulunmadığı kabulüyle hareket edilmektedir. Ancak, yukarıda izah edildiği üzere her iki kabulün de yasal dayağı yoktur ve bu şekliyle, ihale tarihi brüt asgari ücretinin 225’te birinin alınarak açıklama yapılması hukuki değildir.

4. SONUÇ

Neticede;

  1. Eğer işçilerin bir m2 veya m3 lük imalat yaptıktan sonra işten ayrılacağı veya işçilerin haftalık 45 saatten daha az çalışıp, hafta tatiline hak kazanamayacağı, işveren maliyetlerinin genel giderler içerisinde olduğu yaklaşımı ile işçilik girdilerine bakılırsa sorun bulunmamaktadır.
  2. Ancak, eğer işçiler haftada en az 45 saat çalışacaksa ve ihale süresi ile bağlantılı olarak işçilerin maliyetlerinin hesaplanması gerekiyorsa Bakanlık rayiçleri ve KİK kararları hatalıdır.
  3. İşveren maliyetlerinin genel giderler içerisinde kabul edileceğine yönelik herhangi bir Kamu İhale Mevzuatı düzenlemesi bulunmadığından ve işveren maliyetleri önemli bir bileşen olduğundan dolayı, bu maliyetlerin işçilik girdileri üzerine eklenmesinin doğru bir yaklaşım olmadığı düşünülmektedir.
  4. Hafta tatili izni ve ücreti işçilerin yasal hakkıdır ve bu günlerde işçiler çalışmadan ücretlerini tam alırlar. Aylık ücret, izin dahil 225 saat üzerinden hesaplanır. Oysa işçilik girdileri çalışmayla ilgilidir, izinle değil. İzni dikkate almadığından dolayı, aylık ücretin izin dahil saat süresine değil, fiili çalışma süresine bölünmesi gerekir.
  5. Haftalık izin süresini dikkate alan ve işveren maliyetini dikkate almayan saatlik ücret hesabı (2015 yılı ikinci 6 ayı için) şu şekilde olmalıdır: 1.273,50 X 12 = 15.282,00 /2310 (Yıllık toplam çalışma saati: 2700 – Yıllık hafta tatili saat süresi 390) = 6,62 TL
  6. Yukarıdaki fıkrada hesaplanan maliyete işveren maliyetleri de eklendiğinde, 6,62 TL ortalama olarak % 22,5 daha artacaktır.
  7. Bakanlık rayiçlerinde yer alan işçilik ücretleri izinleri ve işveren maliyetlerini dikkate almamaktadır ve işçi haklarını ön plana çıkaran bir kabulle işçilik ücretlerinin belirlenmesi gerekir.
  8. KİK aşırı düşük teklif sorgulamalarında işçilerin izin haklarını ve işveren maliyetlerini dikkate almamaktadır.

Bakanlık rayiçleri ve KİK kararlarında yer alan kabulle (işçiler sadece analize giren saat kadar çalışır ve saatlik ücretini alıp işten ayrılır, işveren maliyetleri genel gider içerisindedir) değil de, işçilerin haklarını koruyan bir kabulle olaya yaklaşılmasının ve en azından Kamu İhale Genel Tebliğinde bu yönde düzenleme yapılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.