Teklif Mektuplarında Hata Ne Anlama Gelir? Teklif Mektuplarındaki Hatadan Dolayı Firma Sözleşme İmzalamayabilir Mi?

İhale (Ortak-Diğer) Tekliflerin Değerlendirilmesi
Teklif mektuplarında hata ne anlama gelir? Teklif mektuplarındaki hatadan dolayı firma sözleşme imzalamayabilir mi?
Özeti :

Hatalı olarak çok düşük bir teklif veren teklif sahibi kesinleşen ihale kararıyla kendisine ihale verilmiş olmasına rağmen, söz konusu firma dikkatsizlikle diğer tarafın anlayabileceği manada kendi iradesine uymayan bir beyanda bulunduğu sabit olduğu anlaşıldığında teklifi ile bağlı olmaması gerekir.

  İhale ve mali konularda DANIŞMANLIK ve EĞİTİM talepleriniz için iletişime geçmek üzere lütfen TIKLAYINIZ

İHALE TEKLİFLERİNDE HATA (Mali Hukuk Sayı: 177, Mayıs-Haziran 2015)

 

1-GİRİŞ

Kimi zaman ihale heyecanı içerisinde rakam hataları yapılmakta, ilgili ihaleye katılırken teklif mektuplarında  rakamın başına konulacak başka bir rakam eksikliği nedeniyle  irade beyanında bulunmak istenilen rakamın çok altında tekliflerde bulunulmaktadır.,Ancak ihale şartnamelerinde '"İhale, Kanunun 38 inci maddesinde öngörülen açıklama istenmeksizin ekonomik açıdan en avantajlı teklif üzerinde bırakılacaktır.” şeklinde özel hüküm bulunması karşısında sınır değer ve aşırı düşük teklif savunması alınmaksızın ihale en düşük bedeli verin üzerinde kalmaktadır. Böyle bir durumda teklifi yanlışlıkla düşündüğünün çok altında olan istekli ya ihaleyi alıp zararına da olsa sözleşmeyi imzalamak zorunda kalmakta, aksi halde ihaleye katılma yasağı ve tazminata mahkum olmaktadır.

Ya da teklifin hatalı olduğunu ileri sürerek idari şikayet ve itirazen şikayet yollarına başvurmaktadır.

Bu durumda ihale teklifinde bulunulurken “hata” yapıldığını, bu nedenle sözleşme yükümlülüğü altına girmekten kurtulmağa çalışmaktadırlar. Hata gerekçesini ileri sürerek akitle bağlı olmaktan kurtulmak için Borçlar kanununda düzenlenen 30 uncu ve onu takip eden madde hükümlerine irdelemekte yarar vardır. Konu ihale teklifindeki rakamın düşünülenden çok düşük olması nedeniyle tipik bir ivazda sözleşme bedelinde hata örneği olmaktadır.

           

2-İNCELEME

İhale tekliflerinin borçlar hukuku açısından bir “icap” ve bunlar arasından en avantajlı teklifin belirlenmesinin “ kabul” niteliğinde olduğu, bunun sonucunda da ihale sözleşmesinin oluşacağı gerçeği karşısında somut olayda Borçlar Kanunun 30 uncu maddesi hükümleri uyarınca söz konusu yanılmanın esaslı bir yanılma olup olmadığı ve teklifte bulunan firmanın teklifi ile bağlı olup olmayacağı incelemenizin esasını oluşturmaktadır

Yukarıda açıklamalar bölümünde gösterildiği üzere, ihaleye katılanın beyanı ile idarenin kabulü niteliğindeki kesinleşen ihale kararı arasında bir uyumsuzluk bulunmakta, istekli sözleşme yapmak istememektedir.

Sözleşmenin meydana gelmesi için zorunlu unsurlarda anlaşmaya varılması gerektiğinden, böyle bir anlaşma olmadığında sözleşme kurulamaz.[1]

Söz konusu zorunlu noktalar sözleşmenin objektif esaslı noktaları veya bunun dışında olup da tarafların anlaşması suretiyle zorunlu hale gelen subjektif zorunlu noktalar olabilir. Sözleşmenin, kanunda yapılan tanımında yer alan noktalara sözleşmenin objektif esaslı noktaları denir. Fiyat veya fiyattaki anlaşmazlık tartışmasız şekilde sözleşmenin objektif esaslı noktalarındandır.

Görüldüğü üzere, somut olayda irade ile bayan arasında bilmeden veya istemeden yaratılan bir uyuşmazlık söz konusudur. Bu durum tipik bir biçimde ivazda hata biçimidir. Yaklaşık maliyetin ve diğer tekliflerden çok düşük olan ihtilaf konusu teklif durumu, idarenizin de takdir edeceği ve anlayacağı bir hata olduğunu göstermektedir. Böyle bir durumda ise Von TUHR’a göre sözleşmenin kurulması mümkün bulunmamaktadır.[2]

Somut olayda, karşı tarafın zorlaması bulunmadığı gerçeği karşısında ivazlar arasında aşırı dengesizliğe yol açan bir hata hali vardır. Bu dengesizlik neredeyse bir “gabin” boyutuna varmıştır. Bu dengesizlik yaklaşık maliyet bedeli ve diğer tekliflerle de karşılaştırıldığında ciddiyet kazanır. Ve esaslı hata niteliği kazanabilir.

Bu ivaz farkı çok belirgin olduğunda sözleşmenin kurulmasında, kişinin iradesinin oluşması aşamasında bir hatadan oluştuğu açıktır. Bu durum, teklif hazırlanırken hesaplamaya esas alınan belge taslaklarından da anlaşılabilir.

Ayrıca, teklif sahibinin bu farkın mevhum ve manasına vakıf olsa idi bu beyanda bulunmayacağı açık olduğu anlaşıldığında, bu hata önemli olup, beyanda bulunan ile beyanı bağlı tutmamak gerekir.[3]

Söz konusu ivaz hatası sözleşmenin objektif esaslı unsurlarından birini oluşturmaktadır. Ayrıca, böyle bir sözleşmenin yapılması ticari bir iş olduğundan, böyle bir hatanın taraflarca dikkate alınmaması ticari doğruluk kurallarıyla da bağdaşmaz.[4] Söz konusu dürüstlük konusu basiretli bir tacir davranışından öte hüsnüniyet kurallarıyla ilgili bir konu olmaktadır. Söz konusu hüsnüniyet kuralları ise her iki taraf için de aranmalıdır. Yani idarede isteklinin hatasından yararlanma yoluna gitmemelidir.

 

3-SONUÇ

Yukarıda açıklandığı üzere,  hatalı olarak çok düşük bir teklif veren teklif sahibi kesinleşen ihale kararıyla kendisine ihale verilmiş olmasına rağmen, söz konusu firma dikkatsizlikle diğer tarafın anlayabileceği manada kendi iradesine uymayan bir beyanda bulunduğu sabit olduğu anlaşıldığında teklifi ile bağlı olmaması gerekir. Durum idareye şikayet dilekçesiyle de bildirildiğinde ihaleyi yapan idari bir düzeltici işlem kararı vererek en avantajlı ikinci teklif sahibi ile sözleşme yapabilir. Böyle bir uygulama yapılması ise Borçlar kanununa uygun olduğu gibi adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ilkelerine de uygun olacaktır.          

 

[1] Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 10. B., Beta Yayınevi, Sf.212

[2] Andreas Von Tuhr, Borçlar Hukuku C.1-2, Çeviren Cevat Edege, Yargıtay yayınları 15, Sf.280

[3] Andreas Von Tuhr, Borçlar Hukuku C.1-2, Çeviren Cevat Edege, Yargıtay yayınları 15, Sf.281

[4] Prof. Dr. Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 9. Baskı, Sf.132