BİRİM FİYAT İHALE MANTIĞI BİTMİŞTİR
Özeti :

Birim fiyat sözleşme imzalanan ihalelerde, ihaleye katılan firmalar teklif mektubu eki cetveldeki iş kalemlerine rayice göre teklif vermemekte, çok yüksek veya çok düşük teklif vererek idareleri zarara uğratmaktadırlar.

  İhale ve mali konularda DANIŞMANLIK ve EĞİTİM talepleriniz için iletişime geçmek üzere lütfen TIKLAYINIZ

BİRİM FİYAT İHALE MANTIĞI BİTMİŞTİR

İdare zararı ile mevzuata uygunluğun aynı cümle içerisinde yer almaması belki gerekir. Ancak, bu analizimizde detayı ile açıklanacağı üzere, birim fiyat ihaleler mevcut yapısı itibarıyla kamu idarelerine önemli miktarlarda zararlar getirme riskine sahiptir. Söz konusu riski engelleyen bir mevzuat düzenlemesi, zararın ortaya çıkmasını engelleyen bir yasa yoktur.

Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre yapılan ihalelerin bir kısmı birim fiyat sözleşme imzalanan teklif birim fiyatlı ihalelerdir. Yani ihaleye katılan istekliler idareler tarafından belirlenmiş ve teklif mektubu eki cetvelde öngörülmüş kalemlere fiyat tekliflerinde bulunur, toplam teklif tutarı hangi firmanın en düşük ise ihale bu firmada bırakılır.

İdare zararı nasıl ortaya çıkıyor?

İhalelere katılan istekliler, toplamda en düşük teklifi vermekle beraber, iş kalemlerinin bazılarına aşırı yüksek teklif sunmakta ve sözleşmeler de bu şekilde imza altına alınmaktadır. Yani birden fazla kalemden oluşan ihalelerde bazı istekliler ihaleyi alacak kadar düşük teklif sunmakta; ancak, kalemlere fiyat verirken, o kalemlerin rayiç fiyatlarını nazara almamaktadırlar. Bilerek veya bilmeyerek, teklif mektubu eki cetvelde yer alan kalemler fiyatlandırılırken, iş kalemlerinin yapılabilirlik fiyatları üzerinden işlemler yapılmamaktadır. Yani iş kalemlerinin fiyatları gerçeği yansıtmamaktadır. Ancak, hem kalem bazında aşırı düşük teklif sorgulaması olmadığından hem de ihaleler toplam teklif tutarına göre neticelendirildiğinden dolayı, kalem bazlı bir inceleme de 4734 sayılı Kamu İhale Mevzuatı kapsamında yapılmamaktadır.

Kalemlerin bazılarına çok düşük, bazılarına da çok yüksek teklifler veren, ancak, toplam teklif tutarı ile ihaleyi alan firmaların önemli bir kısmının, çok düşük teklif verdiği kalemleri teslim etmediği, çok yüksek teklif verilen kalemlerde ise iş artışına gidildiği görülmektedir. Bu durum yasal yollardan firmaların korunması ve idarenin zararına neden olmaktadır.

Çünkü alınan kalemlere ödenen fiyatlar o kalemlerin rayici değildir.

Uygulamada, ihaleye katılan bütün firmaların a (belirli bir iş) kalemi için teklif ettikleri fiyat ortalaması 10,05 TL iken, ihaleyi alan firmanın bu kaleme verdiği fiyatın 35,00 TL olduğu ve söz konusu kalemden yaklaşık 40.000 M3 alım yapılması düşünülürken, sözleşme süreci içerisinde 1.000.000 M3 alım yapılan işlerin varlığı dikkate alındığında, idarelerin karşı karşıya kalmaları muhtemel zarar riskinin boyutu daha da net ortaya çıkmaktadır.

Yukarıdaki paragrafta verilen örneğin tersi mahiyetinde, firmaların ortalama 25,00 TL teklif verdikleri kaleme, ihaleyi alan firmanın sadece 3,00 TL teklif sunduğu ve böylece sözleşme süreci içerisinde ise bu kalemden herhangi bir alım yapılmadığı ihalelerin de var olması, firmaların birim fiyatlı ihalelerin mevzuat açıklarını kullandıklarını yine net olarak ortaya çıkarmaktadır.

Bu mevzuat açıklarının idarelerden habersiz kullanılabilmesi ise pek mümkün gözükmemektedir. İdare çalışanlarının dahil olduğu bu tür uygulamaların Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceğini düşünmekteyiz.

İzah edilmeye çalışılan idare zararının ortaya çıkmaması, firmalara avantaj sağlanmaması, işlerin rayiçlerine uygun bedellerle yapılabilmesi amacıyla çeşitli önerilerimiz bulunmakla beraber; şu hususun altının çizilmesi gerekir: BİRİM FİYAT İHALE MANTIĞI ÇÖKMÜŞTÜR.

Öneriler;

  1. 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 24 üncü maddesi – Sözleşme Kapsamında Yaptırılabilecek İlave İşler, İş Eksilişi ve İşin Tasfiyesi – ivedi olarak değiştirilmelidir.
  2. İş artış ve iş eksilişlerinde, yüklenicilerin teklif mektubu eki cetvelde teklif ettikleri bedele göre değil, yeni birim fiyat hükümlerine göre iş artış ve eksilişleri yapılmalıdır.
  3. Sözleşmeler tasfiye edileceği zaman, o zamana kadar yapılan işlerin bedelleri, teklif mektubu eki cetveldeki fiyatlara göre değil, yapılan işlerin rayiçlerine göre tespit edilmelidir.
  4. İş artış ve eksilişlerinin kalem bazında ele alınmasını sağlayacak bir düzenleme yapılması gerekir.
  5. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre yapılan aşırı düşük teklif sorgulaması uygulamasının kalem bazında yapılmasını sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır.

Yukarıda yer verilen öneriler; sadece yapım işlerini değil, hem mal hem de hizmet alımlarını kapsamaktadır.

İlave olarak, ifade edilen önerilerden bir kısmı kanun değişikliği yapılmasını gerektirirken, kanun değişikliği olmadan da yapılabilecek tedbirler bulunmaktadır.

4735 sayılı Kanunda iş artış ve eksilişlerini düzenleyen 24 üncü maddenin yeniden ele alınması kaçınılmaz olmakla beraber, söz konusu maddeye bakıldığı zaman, iş artış ve eksilişlerinin toplam sözleşme bedelinin belli bir oranına kurgulandığı görülecektir. Ancak, iş artış veya eksilişlerine konu iş kalemlerinin fiyatlarının nasıl belirleneceğine yönelik mezkur maddede bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla, ikincil mevzuatta yapılacak (Yapım işleri için Yapım İşleri Genel Şartnamesi, hizmet işleri için Hizmet İşleri Genel Şartnamesi ve mal alımları için de Tip Sözleşmeler) düzenlemelerle, iş artış ve eksilişine konu iş kalemlerinin fiyatlarının tespitinde teklif mektubu eki cetvel fiyatlarının kullanılması yasaklanabilir. Yasaklandığı zaman hangi yöntemin kullanılacağı tartışılacak olmakla beraber, yasaklama olmayacak yöntemi ortadan kaldırarak, idare zararlarının ortaya çıkmasını ve haksız şekilde firmalara avantaj sağlanmasını engellemiş olacaktır.

4734 sayılı Kanun hükümlerine göre aşırı düşük teklif sorgulaması yapılması ve bunun ne şekilde yapılacağı Kamu İhale Kurumunun yetkisi dâhilindedir. Bu kapsamda sorgulamanın kalem bazlı yapılmasına imkân sağlayacak ikincil mevzuat düzenlemeleri yapılabilir.

Düşündükçe ve üzerinde çalıştıkça alternatif ve daha güzel çözümler ortaya konulabilecektir. Ancak, mevcut halle devam etmek en kötü tercih olacak ve mevzuat kılıfı altında idare zararlarına neden olmak anlamına gelecektir.